PAYLAŞ

Yan Haklarda Yeni Odak: Sağlık Sigortası, Hibrit Çalışma ve Esenlik

Çalışan beklentilerindeki değişim, yan hak politikalarını da yeniden şekillendiriyor. Ücret hâlâ en temel unsur olmayı sürdürse de çalışanların işverenden beklediği destek artık yalnızca maaş artışıyla sınırlı değil. Sağlık güvencesi, esnek çalışma, wellbeing uygulamaları, ulaşım ve yemek destekleri çalışan deneyiminin belirleyici parçaları haline geldi.

10.07.2026 6

Mercer Marsh Benefits’in 500’ün üzerinde şirketin katılımıyla hazırladığı 2026 MMB Türkiye Çalışan Sağlığı ve Yan Haklar Araştırması da bu değişimi ortaya koyuyor. 

Araştırmaya göre şirketlerin 2026 gündeminde sağlık sigortası kapsamının geliştirilmesi, yan hakların çalışanlara daha etkin anlatılması, toplam ödül paketlerinin daha şeffaf paylaşılması ve wellbeing uygulamalarının yaygınlaştırılması öne çıkıyor.

Sağlık sigortası ilk sıradaki yerini koruyor

Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 96’sı çalışanlarına sağlık sigortası sağlıyor. Bu şirketlerin yüzde 49’u hem özel sağlık sigortası hem tamamlayıcı sağlık sigortasını birlikte sunarken, yüzde 32’si yalnızca özel sağlık sigortası, yüzde 15’i ise yalnızca tamamlayıcı sağlık sigortası sağlıyor.

Özel sağlık sigortası sunan şirketlerde kapsam da dikkat çekiyor. Şirketlerin yüzde 56,3’ü teminatı yalnızca çalışanla sınırlı tutmuyor; eş ve çocukları da pakete dahil ediyor.

Sağlık sigortasının bu kadar güçlü biçimde öne çıkması tesadüf değil. Artan sağlık maliyetleri, ekonomik belirsizlik ve çalışanların ailelerini de kapsayan güvence ihtiyacı, sağlık yan hakkını çalışan deneyiminin temel unsurlarından biri haline getiriyor.

Araştırmaya göre katılımcı şirketlerin yüzde 42’si mevcut sağlık teminatlarını genişlettiğini veya yeni teminatlar eklediğini belirtiyor. Bu veri, şirketlerin sağlık sigortasını yalnızca standart bir uygulama olarak değil, rekabetçi toplam ödül paketinin ana bileşeni olarak gördüğünü gösteriyor.

Wellbeing ve yan hak iletişimi daha görünür hale geliyor

Araştırmanın dikkat çekici başlıklarından biri de yan hakların çalışanlara anlatılma biçimi. Şirketler yalnızca daha fazla yan hak sunmaya değil, mevcut paketlerin çalışanlar tarafından daha iyi anlaşılmasına da odaklanıyor.

Çalışanın bilmediği, kullanamadığı veya ihtiyacıyla ilişkilendiremediği bir hakkı gerçek bir değer olarak görmeyebileceği düşünüldüğünde bu önemli ve dikkat çekici bir ayrım. Bu nedenle toplam ödül paketlerinin daha şeffaf biçimde paylaşılması, yan hakların görünürlüğünü artırabilir.

Wellbeing uygulamalarının yaygınlaşması da aynı eğilimin parçası. Çalışan sağlığı artık yalnızca hastalık durumunda devreye giren sigorta kapsamıyla sınırlı düşünülmüyor. Fiziksel, zihinsel, finansal ve sosyal iyi olma hali şirketlerin çalışan deneyimi tasarımında daha fazla yer buluyor.

Hibrit çalışma kalıcı düzene dönüştü

Araştırmaya göre şirketlerin yüzde 60’ı hibrit çalışma modelini uyguluyor. Tamamen ofisten çalışan şirketlerin oranı ise yüzde 29. En yaygın hibrit model, haftada üç gün ofisten çalışma olarak öne çıkıyor.

Bu tablo, pandemi sonrasında hızla yaygınlaşan hibrit çalışmanın birçok şirket için geçici bir uygulama olmaktan çıktığını gösteriyor. İşverenler artık hibrit modeli yalnızca esneklik başlığıyla değil, operasyonel verimlilik, ekip koordinasyonu ve çalışan beklentileri arasında denge kuran bir çalışma biçimi olarak değerlendiriyor.

Bununla birlikte hibrit çalışmanın kalıcı hale gelmesi, şirketler için yeni yönetim ihtiyaçları da yaratıyor. Ofis günlerinin amacı, ekiplerin birlikte çalışma ihtiyacı, performans takibi ve çalışanlar arasındaki adalet algısı daha net yönetilmek zorunda.

Yemek, ulaşım ve sosyal destekler hâlâ güçlü

Araştırmada klasik yan hakların gücünü kaybetmediği görülüyor. Şirketlerin yüzde 47’si çalışanlarına yemek çeki sunarken, yüzde 28’i yemekhane ve yemek çeki uygulamasını birlikte yürütüyor.

Ulaşım tarafında şirketlerin yüzde 37’si ulaşım ödeneği, yüzde 30’u servis hizmeti, yüzde 25’i ise iki seçeneği birlikte sağlıyor.

Yemek ve ulaşım desteklerinin ardından en yaygın uygulamalar arasında yüzde 53 ile bayram yardımı, yüzde 41 ile yılbaşı yardımı ve yüzde 21 ile giyim yardımı yer alıyor.

Bu veriler, yan hak gündeminin yalnızca yeni nesil uygulamalardan ibaret olmadığını gösteriyor. Enflasyonist ortamda yemek, ulaşım ve dönemsel destekler çalışanların günlük yaşam maliyetleri açısından hâlâ güçlü bir karşılık taşıyor.

Şirket araçlarında kiralama modeli öne çıkıyor

Araştırma, şirket araçları tarafında da mevcut eğilimleri ortaya koyuyor. Katılımcı şirketlerin yüzde 71’i çalışanlarına şirket aracı tahsis ediyor. Araç edinim yönteminde ise uzun dönem kiralama öne çıkıyor; şirketlerin yüzde 71’i uzun dönem kiralamayı tercih ederken, yüzde 17’si satın alma yöntemini kullanıyor.

Elektrikli araç seçeneği sunan şirketlerin oranı yüzde 28, şarj desteği sağlayanların oranı ise yüzde 27 seviyesinde. Bu oranlar elektrikli araçların henüz genel standart haline gelmediğini, ancak filo politikalarında dikkate alınmaya başladığını gösteriyor.

Model tercihlerinde genel müdür seviyesinde Audi A6, BMW 5 Serisi ve Mercedes-Benz E-Class öne çıkarken; üst yönetimde BMW 3 Serisi, BMW 5 Serisi ve Škoda Superb dikkat çekiyor. Satış ekiplerinde ise Renault Clio en yaygın tercih olarak görülüyor.

Yan haklarda yeni rekabet alanı: anlamlı deneyim

Araştırma, çalışan memnuniyeti ve bağlılığının artık yalnızca ücret politikalarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Özellikle enflasyon, yetenekleri elde tutma baskısı ve değişen çalışan beklentileri, şirketleri yan hak paketlerini yeniden düşünmeye zorluyor.

Ancak burada kritik nokta, yan hakların sayısını artırmaktan çok çalışan ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi. Her şirkete aynı paket, her çalışana aynı değer duygusunu yaratmayabilir. Yaş, aile durumu, çalışma modeli, gelir seviyesi, lokasyon ve yaşam evresi çalışanların yan haklardan beklentisini değiştiriyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde fark yaratacak şirketler, yan hakları yalnızca standart destekler olarak değil, çalışan yolculuğunun tamamını destekleyen stratejik bir deneyim alanı olarak ele alanlar olacak.

Yazı hoşunuza gitti mi? LinkedIn'de paylaş!  

HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye

İK ve iletişim dünyasının nabzını tutan HR Insight Türkiye olarak nitelikli verinin gücüne inanıyor, bu doğrultuda değer üretiyoruz.

Yorumlar

Bu makale için henüz yorum yapılmamış.

Gönderilen yorumlar moderasyon ekibi tarafından incelenir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir.

Lütfen hesabına giriş yap veya yeni üye ol.

ÖNCEKİ MAKALE
Ekonomik Belirsizlikte Yeşil Rota: İşte Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri
SONRAKİ MAKALE
Ford'un 1,95 Dolarlık Kurabiyesi Milyon Dolarlık Kriz Çıkardı

İlginizi Çekebilir