Kiralık Güç Yanılgısı: Ünvanın Bittiğinde Geriye Ne Kalacak?
Kurumsal hayatta uzun yıllar geçirdikten sonra dikkatimi çeken kritik yanılsamalardan biri şu: Birçok profesyonel, sahip olduğu gücün gerçek kaynağını yanlış okuyor.
Kariyer basamaklarını tırmanıyorsunuz. Müdür, direktör, genel müdür, başkan… Unvanınız yükseldikçe, organizasyon şemasının size verdiği yetkiyi kişisel gücünüz sanmaya başlıyorsunuz. Oysa bu gücün büyük bölümü kiralıktır.
Kartvizitiniz kiralık.
Şirket aracınız kiralık.
İmza yetkiniz kiralık.
Size gösterilen ilginin önemli bir kısmı bile kiralık.
İş dünyasında insanlar genellikle önce koltuğu selamlar. Bu kötü niyet değildir; sistem böyledir. Bir satın alma direktörünün telefonu daha hızlı açılır, bir genel müdürün daveti daha kolay kabul edilir, üst düzey bir yöneticinin fikri daha dikkatle dinlenir.
Sorun bu gerçekliğin kendisi değil; sorun, o rüzgârı yaratanın kendi kanatlarınız olduğunu zannetmeye başlamanızdır.
İşte kiralık güç yanılgısı tam burada devreye girer. Pozisyona gösterilen ilgiyi kendi kişisel etkiniz zannetmeye başlarsınız. Yetki ile liderlik, itaat ile saygı, ünvan ile karakter birbirine karışır. Oysa bunlar tamamen farklı şeylerdir.
Ben bu dönüşümü “Title Zehirlenmesi” olarak tanımlıyorum.
Çünkü bir süre sonra kişi koltuğun sağladığı kurumsal itibarı kendi kişisel değeriyle karıştırmaya başlar. İnsanlar pozisyona gösterdikleri saygıyı ona gösterirken, o bunu karakterine duyulan hayranlık zannedebilir.
İşte zehir de burada işler.
Yavaş yavaş “Ben olmasam bu işler yürümez” düşüncesi oluşur. Kurumun gücü ile kendi gücü, organizasyonun itibarı ile kendi itibarı birbirine karışır. Oysa koltuğun sağladığı avantajlar geçicidir. Koltuk değiştiğinde o avantajların önemli bir bölümü de yeni sahibine geçer.
Title zehirlenmesinin en tehlikeli yanı budur: İnsan farkına varmadan pozisyonunu kişiliğinin bir parçası haline getirir.
Gerçek liderlik, insanların sizi takip etmek zorunda olmadığı yerde ortaya çıkar. Toplantı odasında herkes sizi dikkatle dinleyebilir çünkü organizasyon şeması bunu gerektirir.
Asıl test ise şudur:
Siz odadan çıktıktan sonra söyledikleriniz hatırlanıyor mu?
Şirketten ayrıldıktan aylar, hatta yıllar sonra bile insanlar fikrinizi merak ediyor mu? Yoksa sadece pozisyonunuzun yarattığı yerçekimine mi tepki veriyorlardı?
Her ünvanın, ambalajında yazmasa da görünmeyen bir son kullanma tarihi vardır. Bugün sizin olan koltuk, sizden önce başkasına aitti. Yarın da başkasına ait olacak. Kurumlar bizden çok daha uzun yaşar. Biz ise o hikâyenin geçici karakterleriyiz.
Bunu anlamanın en dürüst yolu basit bir zihinsel deneydir. Yarın sabah uyandığınızı hayal edin. Kurumsal e-posta adresiniz kapanmış. Kartvizitiniz geçersiz. İmza yetkiniz yok. Organizasyon şemasındaki kutucukta artık başka bir isim yazıyor.
Bu durumda: Kaç kişi sadece fikrinizi merak ettiği için size ulaşır? Kaç kişi sizi hâlâ kahve içmeye davet eder? Kaç kişi için ünvanınız değil, siz önemlisinizdir?
Bu sorular rahatsız edici olabilir. Ama aynı zamanda son derece öğreticidir. Çünkü kariyerin gerçek bilançosu burada çıkar.
İnsanlar sizi mi takip ediyordu? Yoksa organizasyon şemasını mı?
Kariyer ilerledikçe kendimize sormamız gereken temel sorular şunlardır:
- İnsanlar benden korktuğu için mi sessiz kalıyor, yoksa bana güvendikleri için mi konuşuyor?
- Yetkim azalsa bile etkim devam eder mi?
- Unvanım elimden alındığında geriye ne kalır?
Kurumsal güç ödünç alınır. Kişisel etki ise inşa edilir. Birincisi, pozisyonla gelir ve geçicidir. İkincisi karakterle gelir ve kalıcıdır. Birincisi size verilir. İkincisi kazanılır.
Belki de title zehirlenmesinden korunmanın en etkili yolu, bu ayrımı hiç unutmamaktır.
Kariyerimizin sonunda kimse kaç kişiyi yönettiğimizi, kaç metrekarelik odada oturduğumuzu ya da kaç imza attığımızı hatırlamayacak.
Hatırlanacak olan; zor zamanlarda nasıl davrandığımız, insanlara nasıl hissettirdiğimiz ve arkamızda bıraktığımız izdir.
Bu yüzden koltuğunuzu büyütmeye çalışmadan önce etkinizi büyütün.
Ünvan geçicidir.
Karakter kalıcıdır.
Özetle; bugün sahip olduğunuz gücün ne kadarı gerçekten sizin? Ve yarın o koltuk altınızdan çekildiğinde geriye ne kalacak?

Yorumlar
Bu makale için henüz yorum yapılmamış.
Gönderilen yorumlar moderasyon ekibi tarafından incelenir.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir.
Lütfen hesabına giriş yap veya yeni üye ol.