PAYLAŞ

Eko Anksiyete: Gezegen Yoruluyor, Çalışanlar Kaygılanıyor

İklim krizi artık bir çalışan sağlığı meselesi. 680 kişilik araştırma çarpıcı: Çalışanların yüzde 80,5'i iklim kaygısı taşıyor, her 4 kişiden 1'i ise bu kaygıyı günlük hayatını aksatacak düzeyde yaşıyor.

16.06.2026 12

Bulgu tek başına klinik bir tabloyu göstermese de önemli bir değişime işaret ediyor: İklim krizi artık yalnızca çevre departmanlarının değil, insan kaynakları ve çalışan deneyimi ekiplerinin de gündeminde.

Psikiyatrik tanı olarak değerlendirilmemesi gereken eko-anksiyete, iklim değişikliği ve çevresel bozulma gibi gelecekte yaşanabilecek kayıplara ilişkin korku, üzüntü, öfke, suçluluk duygusu veya çaresizlik duygularını tanımlamak için kullanılan bir kavram. 

Sorun; kaygının sürekli düşünmeye, uyku bozukluğuna, yoğun çaresizliğe, motivasyon kaybına veya kişinin günlük yaşamını ve çalışma kapasitesini etkileyen bir sıkıntıya dönüşmesiyle başlıyor.

Amerikan Psikiyatri Birliği'nin 2025 araştırmasına göre ABD’de yetişkinlerin yüzde 35’i iklim değişikliği konusunda haftalık olarak endişe duyuyor. Katılımcıların yüzde 40’tan fazlası iklim değişikliğinin kendi ruh sağlığı üzerinde bir etkisini hissettiğini, yaklaşık her beş yetişkinden biri ise bu etkinin önemli düzeyde olduğunu söylüyor. Dolayısıyla eko-anksiyete küçük bir çevreci grubun hassasiyeti değil.

Fransa’da 2025 yılında 1.026 çalışanla gerçekleştirilen Moodwork araştırmasında çalışanların yüzde 10,3’ü yüksek veya çok yüksek düzeyde eko-anksiyete bildirdi. Araştırmaya göre yoğun eko-anksiyete yaşayanlarda tükenmişlik riski ve mesleki stres yaklaşık iki katına çıkıyor.

En büyük risklerden biri söz ile davranış arasındaki fark

Karbon azaltım hedefi açıklayan fakat iş seyahatlerini sorgulamayan, geri dönüşüm kampanyası yaparken kaynak israfını görmezden gelen veya çevresel katkıyı çalışanların bireysel davranışlarına bırakan şirketler inandırıcılık sorunu yaşayabilir.

Eko-anksiyeteye karşı en güçlü kurumsal araçlardan biri iyimser mesajlar değil, inandırıcı ve şeffaf eylemdir. Çalışanlar şunu görmek ister:

  • Şirket gerçekten neyi değiştirdi?
  • Hangi hedefe ne kadar yaklaştık, nerede başarısız olduk?
  • Yönetim hangi kararların sorumluluğunu üstleniyor?
  • Çalışanın önerisi hangi somut sonuca dönüştü?

Çalışanlar artık yalnızca maaş, yan haklar ve kariyer fırsatlarını değerlendirmiyor. Şirketin iklim krizine yaklaşımı da işveren tercihlerine dahil oluyor.

Yazı hoşunuza gitti mi? LinkedIn'de paylaş!  

HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye

İK ve iletişim dünyasının nabzını tutan HR Insight Türkiye olarak nitelikli verinin gücüne inanıyor, bu doğrultuda değer üretiyoruz.

Yorumlar

Bu makale için henüz yorum yapılmamış.

Gönderilen yorumlar moderasyon ekibi tarafından incelenir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir.

Lütfen hesabına giriş yap veya yeni üye ol.

ÖNCEKİ MAKALE
İlanlar Azalıyor, Beklentiler Büyüyor: Kariyer Basamakları Değişiyor
SONRAKİ MAKALE
İngiltere'den Sosyal Medya'ya Sert Müdehale

İlginizi Çekebilir