PAYLAŞ

Beklentiler mi Değişti Yoksa Motivasyon mu?

Son birkaç yıldır işe alım görüşmelerinde sıkça aynı hissi yaşıyorum: adaylar daha seçici, daha temkinli ve çoğu zaman beklediğimiz kadar “hevesli” görünmüyor.

Image
Yazan: İrem ARSLAN
09.04.2026 207

Kariyer fırsatları, gelişim imkânları veya büyük projeler bile bazen genç adaylarda eskisi kadar heyecan yaratmıyor.

Peki bu gerçekten motivasyon eksikliği mi? Yoksa iş dünyasının yeni bir nesille karşılaşması mı?

Bugün iş gücüne hızla katılan Generation Z (1997 sonrası doğan kuşak) işe bakış biçimini ciddi biçimde değiştiriyor. Bu değişim sadece Türkiye’de değil; dünyanın birçok yerinde araştırmalar ve saha gözlemleriyle de doğrulanıyor.

Kariyer Hırsından Yaşam Dengesi Arayışına

Uzun yıllar boyunca kariyer anlatısı oldukça netti:
daha çok çalışmak, daha hızlı yükselmek ve daha fazla sorumluluk almak.

Ancak yeni nesil için bu denklem artık eskisi kadar geçerli değil.

Yakın zamanda medyada yer alan bir örnekte genç bir çalışan kendisine sunulan terfi ve maaş artışını reddederek şu ifadeyi kullandı:

“Sadece işimi yapıp eve gitmek istiyorum.”

Bu örnek aslında tekil bir hikâye değil; genç çalışanların başarı tanımının değiştiğini gösteren güçlü bir işaret olarak yorumlanıyor. Artık birçok kişi kariyer ilerlemesini kişisel yaşamdan ödün verme pahasına istemiyor.

Benzer şekilde uluslararası araştırmalar da yeni neslin iş seçiminde iş-yaşam dengesi ve anlamlı çalışma ortamını maaş kadar önemli gördüğünü ortaya koyuyor.

İş Tanımından Çok “Ortam” Önemli

Bugün işe alım süreçlerinde adayların ilk sorduğu sorular da değişmiş durumda.

Eskiden adaylar şunları sorardı: pozisyonun sorumlulukları, kariyer basamakları, maaş ve yan haklar…

Bugün ise sıkça şu sorular geliyor: ekip kültürü nasıl? Ofis ortamı nasıl? Esneklik var mı? Çalışan mutluluğu nasıl ölçülüyor?

Araştırmalar da bunu doğruluyor. Generation Z çalışanları için iş seçimini etkileyen en önemli faktörlerden biri sosyal ortam ve ekip ilişkileri olarak görülüyor. Hatta bazı çalışmalar, bu neslin iş yerini yalnızca ekonomik bir alan değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal bir deneyim alanı olarak değerlendirdiğini gösteriyor.

Beklentiler Artıyor, Bağlılık Azalıyor

İş dünyasında sıkça dile getirilen bir başka konu da yeni neslin bağlılık düzeyi. Genç çalışanlar artık tek bir kurumda uzun yıllar kalmayı kariyer başarısının göstergesi olarak görmüyor. Bunun yerine; proje bazlı deneyim, hızlı öğrenme, farklı şirketlerde çalışma daha değerli görülüyor.

Bazı araştırmalar genç çalışanların önemli bir kısmının daha iyi bir iş-yaşam dengesi için daha düşük maaşı bile kabul edebileceğini gösteriyor.

Bu durum işverenler için yeni bir meydan okuma yaratıyor: yüksek beklenti – düşük bağlılık paradoksu.

İşverenler için Yeni Bir Gerçeklik

Şirketler yıllardır “en iyi yeteneği çekmek” üzerine strateji geliştiriyor. Ancak yeni nesil çalışanlarla birlikte soru değişiyor:

“Yetenekleri nasıl çekebiliriz?” yerine
“Yetenekler bizimle neden çalışmak istesin?”

Generation Z’in iş tercihleri üzerine yapılan araştırmalar genç çalışanların anlamlı şirket kültürü, sosyal sorumluluk ve değer odaklı kurum oluşu, mentorluk ve gelişim fırsatları ve esnek çalışma modellerine  özellikle önem verdiğini gösteriyor. Bu nedenle klasik işveren markası mesajları da giderek etkisini kaybediyor.

Yazı hoşunuza gitti mi? LinkedIn'de paylaş!  

İrem ARSLAN
İrem ARSLAN
Marka Grup Direktörü, Brandworks

Yorumlar

Bu makale için henüz yorum yapılmamış.

Gönderilen yorumlar moderasyon ekibi tarafından incelenir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir.

Lütfen hesabına giriş yap veya yeni üye ol.

ÖNCEKİ MAKALE
İlanlar Azalıyor, Beklentiler Büyüyor: Kariyer Basamakları Değişiyor
SONRAKİ MAKALE
Vedalar da İşveren Markasına Dahil

İlginizi Çekebilir