PAYLAŞ

Kadın Lider Sayısı Düşük Olsa da Etkisi Sanılandan Büyük

Büyük ölçekli şirketlerin yalnızca yüzde 6,7’si kadın CEO’lar tarafından yönetilse de güncel veriler, bu sınırlı temsilin etkisinin sanılandan çok daha büyük olduğunu ortaya koyuyor.

09.06.2026 17

Kurumsal dönüşüm kaldıracı kadın CEO’lar, yönetim kurullarındaki ve üst yönetim ekiplerindeki kadın temsilini artırarak kurumların liderlik kültürünü de dönüştürebiliyor.

Kadın CEO’ların yönettiği şirketlerde kadın yönetim kurulu üyelerinin oranı yüzde 38,3’e ulaşıyor. Küresel ortalama ise yüzde 28,9 seviyesinde kalıyor. Üst yönetim tarafında da fark dikkat çekici. Kadın CEO’ların görev yaptığı şirketlerde üst düzey kadın yönetici oranı yüzde 36,8’e çıkarken, küresel ortalama yüzde 21 civarında.

Bu fark, yalnızca sayısal bir temsil meselesi değil. Şirketin en tepesinde bir kadın lider olduğunda; yetenek algısı, terfi kararları, rol model görünürlüğü ve liderlik normları da sessizce yeniden şekilleniyor.

Kadın liderler yeni kadın liderlerin önünü açıyor

Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri CEO değişimlerinde görülüyor. Erkek CEO’dan sonra kadın CEO’nun göreve geldiği şirketlerde yönetim kurullarındaki kadın oranı ortalama yüzde 34,5’ten yüzde 56,1’e yükseliyor. Bu veri, kadın liderliğinin kurum içindeki temsil dengesini dönüştürme potansiyeli açısından dikkat çekici.

Kadın CEO’nun varlığının tek başına tüm eşitsizlikleri çözdüğünü de iddia edemeyiz. Terfi süreçleri, kâr-zarar sorumlulukları, sponsorluk mekanizmaları, performans değerlendirmeleri ve yönetim kurulu aday havuzları aynı kalırsa, dönüşüm sınırlı kalabilir.

Küresel ilerleme var ama hız hâlâ düşük

Fortune 500 tarafında da benzer bir tablo göze çarpıyor. Fortune’un 2026 verilerine göre kadınlar, Fortune 500 şirketlerinin yüzde 11’inin başında. Bu oran rekor seviyeye işaret etse de, hâlâ her 10 büyük şirketten 9’unun erkek CEO tarafından yönetildiğini unutmamak gerek.

“Kırık basamak” hâlâ büyük engel

McKinsey ve LeanIn'in Women in the Workplace 2025 raporu, kariyer yolculuğundaki asıl kırılmanın en tepede değil, daha ilk basamakta yaşandığını ortaya koyuyor ki bize göre önemli bir alt başlık. Raporda 'kırık basamak' (broken rung) olarak detaylandırılan senaryoda kadınlar ilk yönetici pozisyonuna erkeklerle aynı oranda yükselemediğinde, üst yönetim havuzu da yıllar içinde sessizce daralıyor.

Bu nedenle kadın CEO sayısını artırmak isteyen şirketlerin yalnızca C-level'a odaklanması yeterli değil. Asıl müdahale ve kritik öneme sahip başlıklar: ilk terfiler, orta kademe yönetim rolleri, yüksek potansiyel programları, kritik proje atamaları ve kâr-zarar sorumluluğu taşıyan alanlar. Bu noktada cinsiyet adım adım ve ısrarla takip edilmeli.

Görünür taahhüt yetenek çekiyor

Grant Thornton’un 2026 Women in Business başlıklı bir başka raporu, görünür cinsiyet eşitliği taahhüdünün şirketler için artık yalnızca etik bir duruş değil, yetenek ve büyüme meselesi olduğunu gösteriyor. Rapora göre orta ölçekli şirketlerde kadınların üst yönetimdeki oranı 2026’da yüzde 32,9’a gerilese de, şirketlerin önemli bir bölümü DE&I ve cinsiyet eşitliği girişimlerini sürdürmeye devam ediyor. Grant Thornton, görünür cinsiyet dengesi taahhüdünün yatırımcı ve çalışan tercihleri üzerinde olumlu bir etki yaratabildiğini vurguluyor.

Bu nokta özellikle yeni kuşak çalışanlar açısından önemli. Adaylar artık yalnızca pozisyonun maaşına, lokasyonuna ya da yan haklarına bakmıyor. Şirketin liderlik ekibinde kimlerin yer aldığına, karar alma masasında çeşitliliğin olup olmadığına ve eşitlik taahhüdünün gerçekten yaşanıp yaşanmadığına da bakıyor.

Kadın liderliği bu nedenle işveren markasının da parçası haline geliyor.

Şirketler ne yapmalı?

Kadın CEO sayısını artırmak isteyen şirketlerin ilk yapması gereken, liderlik hattını en baştan itibaren mercek altına almak ve sorgulamak: Kadınlar hangi kademede sistemden düşüyor? İlk yönetici terfilerinde cinsiyet farkı var mı? Kritik projeler kimlere emanet ediliyor? Kâr-zarar sorumluluğu taşıyan rollere kimler hazırlanıyor? Mentorluk ve sponsorluk programlarına kimler gerçekten erişebiliyor?

İkinci olarak, kadın çalışanlara yalnızca destekleyici değil, dönüştürücü kariyer fırsatları da sunulmalı. Operasyonel roller, uluslararası görevler, kriz projeleri, gelir sorumluluğu ve stratejik karar alanlarında rol almak CEO yolunun gerçek deneyim alanlarıdır.

Yazı hoşunuza gitti mi? LinkedIn'de paylaş!  

HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye
HR Insight Türkiye

İK ve iletişim dünyasının nabzını tutan HR Insight Türkiye olarak nitelikli verinin gücüne inanıyor, bu doğrultuda değer üretiyoruz.

Yorumlar

Bu makale için henüz yorum yapılmamış.

Gönderilen yorumlar moderasyon ekibi tarafından incelenir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yapabilir.

Lütfen hesabına giriş yap veya yeni üye ol.

ÖNCEKİ MAKALE
Vedalar da İşveren Markasına Dahil
SONRAKİ MAKALE
Türkiye’nin En Değerli Markaları Listesinde THY Zirvede

İlginizi Çekebilir